|
Modern mobilya için, daha çok günümüz tasarımlarından yola çıkarak yaratılan, ancak,
zaman süzgecinden henüz geçmemiş, kalıcılığı daha test edilmemiş ürünler diyebiliriz.
Bu nedenle de, çok kaliteli üretilmiş olsalar dahi, modern çizgiyi taşıyan bu mobilyaların
kullanım süreleri kısa olabilmekte, yeni parçalarla desteklenip zenginleştirilmeleri
de her zaman mümkün olmadığından, geçerlilikleri çok kısa sürebilmektedir. Özetle,
modern mobilya, modası sıkça değişen, güncelliğini ancak kısa süreler için koruyabilen
mobilya olarak tanımlanabilir.
Klasik mobilyalar ise – tasarım ve üretimde kaliteden ödün verilmemiş ise – büyük
ölçüde zaten yılları aşan sürelerde beğeni görmüş motifler kullanılarak yeniden
tasarlanan (özgün klasik) veya aslına uygun olarak yeniden üretilen (reprodüksiyon)
parçalardan oluştuklarından, kalıcılık taşırlar. Yine bu tarzda yapılmış halılar,
tablolar ve diğer sanat eserleri, aydınlatmalar ve aksesuarlarla beraber kullanılarak
zenginleştirilebilir ve yenilenebilirler. Ayrıca, klasik mobilyalar, antika parçalarla
da desteklendiklerinde, daha da zengin ve esnek atmosferler ortaya çıkartmayı mümkün
kılma özelliğini taşırlar.
Özellikle son 10 yıldan bu yana dünyada “eklektik
tarz”ın daha fazla benimsenmesi ve bu tarzın sürekli yükselen
bir trend haline gelmesi, klasik parçalara olan talebi çok arttırmıştır. Günümüzde
bu talebi, “eklektik tarz”a
uygun, üst kalitede (High-End)
üretim yapan, özellikle Amerikalı, İngiliz ve İtalyan firmalar karşılamakta ve geliştirmektedirler.
Farklı kültürlerin kaynaşarak birarada varolduğu, güçlü ekonomisi ve sanayisiyle
dünyada birçok alanda öncü konumda bulunan Amerika’da, son 20 yıldan beri üreticilerin
mobilya sektöründe de etkin bir rol üstlenmeleri, “eklektik
tarz”mobilya üretiminde yeni teknolojilerin kullanımına ve
özellikle de üretilen parçaların ergonomi, rahatlık ve günlük kullanım açılarından
daha uygun bir şekilde geliştirilmelerine büyük katkı sağlamıştır. |